Yayınlanma Tarihi: 01.12.2025
Fransız Mahkeme Kararlarının Türkiye’de Tenfizi
Yabancı ülke mahkemeleri tarafından verilmiş kararların Türkiye’de icra edilebilmesi, Türk mahkemelerince verilecek bir tenfiz kararı ile mümkündür. Tenfiz taleplerini inceleyen Türk mahkemeleri, MÖHUK’ta (Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun) düzenlenen tenfiz koşulları ile sınırlı bir inceleme yapmaktadır.
Bu kapsamda Fransız mahkemeleri tarafından verilen bir kararın Türkiye’de tenfiz edilebilmesi için kararın:
- bir mahkeme tarafından verilmiş olması,
- hukuk davalarına ilişkin olması,
- kesinleşmiş olması
gerekir.
Bu ön koşullardan (i) ve (iii) Fransız hukukuna göre, kararın hukuk davası olup olmadığı ise Türk hukukuna göre değerlendirilir. Bu ön koşullar sağlandıktan sonra, aşağıda yer alan tenfiz şartlarının da karşılanması durumunda Fransız mahkeme kararları Türkiye’de icra edilebilir.
Türk mahkemeleri tenfiz yargılamasında kararın esasını incelemez. Fransa’da da benimsenmeyen “révision au fond” sistemi Türkiye’de uygulanmamaktadır.
1. Tenfiz Şartları
Türk mahkemeleri, tenfiz davalarında yalnızca aşağıdaki şartları inceler.
1.1. Kararın verildiği ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık bulunması
Yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de tenfizi için karşılıklılık (mütekabiliyet) şartı aranır. Bu şart:
- Sözleşmesel,
- Hukuki,
- Fiili
karşılıklılık yollarından biriyle sağlanabilir.
Türkiye ile Fransa arasında bu konuda bir sözleşme bulunmamakla birlikte, uygulamada Türk mahkemeleri hukuki veya fiili karşılıklılık üzerinden genellikle karşılıklılık şartının mevcut olduğu sonucuna varmaktadır.
Örneğin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, 2022 yılında verdiği bir kararda, iki ülke arasında karşılıklılığın bulunduğunu kabul etmiş ve Paris Asliye Hukuk Mahkemesi’nin verdiği tazminat kararının tenfizine hükmetmiştir.
1.2. Kararın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmemesi ve yabancı mahkemenin aşırı yetki kullanmamış olması
Bir Fransız mahkemesi, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konuda karar vermişse bu karar Türkiye’de tenfiz edilemez.
Örneğin:
- Türkiye’de bulunan taşınmaz malların aynına ilişkin kararlar.
- Fransız Medeni Kanunu’nun 14 ve 15. maddelerine dayanılarak verilen, Fransız vatandaşlarını koruyan “aşırı yetki” temelli kararlar.
Bu durumlarda tenfiz talebi reddedilebilir.
1.3. Kararın Türkiye’de icrası Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmamalıdır.
Kamu düzeni Türk hukukunda mevzuatta tanımlanmamıştır; değerlendirme hâkime bırakılmıştır. Güncel yaklaşım, bu şartın dar yorumlanmasıdır.
Kamu düzenine açık aykırılık ancak:
- Türk hukukunun temel değerlerinin,
- Anayasa’da güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerin,
- Ekonomik kamu düzeninin
zarar göreceği hallerde kabul edilmektedir.
Kararın Türk hukukundaki kurallara aykırı olması tek başına kamu düzeni ihlali sayılmaz.
1.4. Kararın davalının savunma hakları ihlal edilmeden verilmiş olması
Davalı, Fransız mahkemesine usulüne uygun şekilde çağrılmış olmalıdır. Aksi halde karar gıyapta verilmiş sayılır ve bu durum Türk hukukunda tenfiz engelidir.
2. Teminat Muafiyeti
Türkiye’de dava açan veya icra takibi başlatan yabancı kişiler, yargılama giderleri için teminat göstermek zorundadır. Ancak mahkemeler, karşılıklılık ilkesine göre yabancıları teminattan muaf tutabilir.
Türkiye ve Fransa’nın taraf olduğu 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Sözleşme gereği, Fransız gerçek ve tüzel kişileri Türkiye’de açacakları tenfiz davalarında teminat göstermekten muaftır.
Yargıtay’ın eski içtihatlarında yalnızca gerçek kişiler için muafiyet kabul edilse de güncel içtihatlara göre tüzel kişiler de muafiyetten yararlanabilir.
3. Sonuç
Fransız mahkemeleri tarafından verilen kararların Türkiye’de icra edilebilmesi için Türkiye’de tenfiz davası açılması gerekmektedir. MÖHUK’ta düzenlenen ön koşullar ve tenfiz şartları sağlandığında Türk mahkemeleri tenfize karar vermektedir.
Tenfiz kararının kesinleşmesiyle birlikte Fransız mahkeme kararları, Türk icra daireleri tarafından Türkiye’de icra edilebilir hale gelir.
Ayrıca Türkiye’de tenfiz davası açacak Fransız gerçek ve tüzel kişiler, teminat yükümlülüğünden muaftır.
Son Yazılar
Anayasa Mahkemesi’nden Kanuni Faize İlişkin İptal Kararı