Yayınlanma Tarihi: 26.01.2026
Markaların TÜRKPATENT Nezdinde İdari İptali
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (“SMK”) 26. maddesine göre, tescilli markaların iptali talepleri yönünden karar verme yetkisinin Türk Patent ve Marka Kurumu’na (“TÜRKPATENT”) aittir. Ancak SMK’nın 192. maddesi bu hükmün, SMK’nın yayım tarihinden (10 Ocak 2017) itibaren yedi yıl sonra yürürlüğe gireceğini; SMK’nın Geçici Madde 4 hükmü ise, ertelenen dönemde iptal yetkisinin mahkemeler tarafından kullanılacağını düzenlemekteydi.
10 Ocak 2024 itibarıyla, markaların iptali yetkisi mahkemelerden TÜRKPATENT’e geçti. Ancak bu değişiklik, uygulamaya hemen yansımadı. İdari iptal mekanizmasının nasıl işleyeceğini düzenlemesi beklenen ikincil mevzuat uzun süre yayımlanmadı ve bu durum ciddi bir belirsizlik yarattı.
Bu belirsizlik, 15 Mart 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik (“Yönetmelik”) değişiklikleriyle sona erdi. Yönetmeliğe eklenen 30/A ve 30/B maddeleri ile markaların idari iptaline ilişkin usul ve esaslar nihayet netleşti.
Bu yazıda, yürürlüğe giren düzenlemeler ışığında markaların idari iptal sistemini, uygulamada en çok karşılaşılan sorular üzerinden ele alıyoruz.
İdari İptal Nedir?
İdari iptal, tescilli bir markanın geçerliliğinin mahkeme kararı alınmaksızın, doğrudan TÜRKPATENT tarafından sona erdirilmesidir. Bu sistemin temel amacı, sicilde haksız veya işlevini yitirmiş markaların daha hızlı ve etkin şekilde temizlenmesini sağlamaktır. Böylece hem marka sicilinin güncelliği korunur hem de gerçek hak sahiplerinin tescil süreçlerinin önündeki engeller kaldırılır.
İdari İptal Sebepleri Nelerdir?
Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 26. maddesi uyarınca, bir markanın idari iptali ancak kanunda açıkça sayılan sebeplerden birine dayanılarak talep edilebilir.
Uygulamada en sık karşılaşılan iptal sebebi, markanın kullanılmamasıdır. Bir marka, tescil tarihinden itibaren beş yıl boyunca, haklı bir sebep olmaksızın, tescilli olduğu mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmamışsa veya kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilmişse iptal edilebilir. Bu durumda, markanın kullanıldığını ispat yükü marka sahibine aittir. Fatura, ambalaj, etiket, katalog, fiyat listesi, fotoğraf ve benzeri ticari belgeler kullanımın ispatında delil olarak kabul edilir. Markanın ayırt edici karakteri korunarak farklı unsurlarla kullanılması ya da marka sahibinin izniyle üçüncü kişilerce kullanılması da kullanım olarak değerlendirilir. Ancak iptal talebi yapılacağı düşüncesiyle, başvurudan önceki üç ay içinde gerçekleştirilen kullanım dikkate alınmaz.
Bir diğer iptal sebebi, markanın zaman içinde yaygın ad hâline gelmesidir. Başlangıçta ayırt edici olan bir marka, marka sahibinin fiilleri veya gerekli önlemleri almaması nedeniyle cins adı hâline gelirse idari iptale konu olabilir. Bu tür taleplerde, talep sahibinin markanın yaygın ad hâline geldiğini ve bu durumun marka sahibinin davranışlarıyla bağlantısını ortaya koyması gerekir. Marka sahibi ise markanın ayırt ediciliğini korumak için gerekli tedbirleri aldığını göstermekle yükümlüdür.
Markanın kullanımı sonucunda halkın yanıltılması da bir diğer iptal sebebidir. Markanın, tescilli olduğu mal veya hizmetlerin niteliği, kalitesi ya da coğrafi kaynağı hakkında tüketicilerde yanlış bir izlenim yaratması hâlinde iptal gündeme gelir. Özellikle gıda, tekstil ve menşe çağrışımı güçlü sektörlerde bu sebep uygulamada önem taşımaktadır.
Son olarak, garanti markaları ve ortak markalar bakımından, tescile esas teknik şartnameye aykırı kullanım da idari iptal sebebi olarak düzenlenmiştir.
Nasıl İptal Talebinde Bulunulur?
İdari iptal talepleri, yalnızca Türk Patent’e ve yalnızca Elektronik Başvuru Sistemi (EPATS) üzerinden yapılır. Her bir iptal talebi tek bir tescilli marka için ileri sürülür. Talep, marka sahibi adına sicilde kayıtlı kişiye veya hukuki halefine karşı yöneltilir.
İptal talebi, marka sahibi tarafından bizzat ya da Türk Patent nezdinde kayıtlı bir marka vekili aracılığıyla yapılabilir. Marka vekili olmayan avukatların bu işlemi yapma yetkisi bulunmamaktadır.
Talep formunda, iptali istenen markanın tescil numarası, iptale konu mal veya hizmetler, talep sahibinin ve varsa vekilinin kimlik ve iletişim bilgileri, iptal gerekçeleri ve ücretin ödendiğine ilişkin bilgiler açıkça yer almalıdır. Şekli eksiklik bulunması hâlinde talep sahibine bir aylık süre verilir. Bu süre içinde eksiklikler giderilmezse talep reddedilir.
İptal Talebinde Bulunulabilecek Kişiler
Mevzuatta “ilgili kişi” kavramı özellikle tanımlanmamıştır. Bu durum, bilinçli bir tercihin sonucudur. Uygulamada, markanın iptalinde hukuki menfaati bulunan herkesin idari iptal talebinde bulunabilmesi mümkündür.
İptal Talebine Cevap
Türk Patent, iptal talebini marka sahibine tebliğ eder ve cevap ile delillerin sunulması için bir aylık süre tanır. Bu süre içinde talep edilmesi hâlinde, Kurum tarafından bir aya kadar ek süre verilebilir. Süresi içinde sunulmayan cevap ve deliller incelemede dikkate alınmaz.
2026 Yılı İptal Ücretleri ve Emanet Tutarı
2026 yılı itibarıyla, marka iptal talepleri bakımından Türk Patent’e iki ayrı kalemde ödeme yapılması gerekmektedir. Bu kalemler, marka iptali ücreti ve marka iptal talebi emanet tutarıdır.
Her bir marka için ödenecek tutarlar şu şekildedir:
- Marka iptali ücreti: 35.320,00 TL
- Marka iptal talebi emanet tutarı: 35.320,00 TL
Buna göre, iptali talep edilen her bir marka için toplam 70.640,00 TL ödeme yapılması gerekmektedir. Bu tutar başvuru sırasında tek seferde ödenir.
Emanet tutarının akıbeti, Türk Patent’in vereceği nihai karara bağlıdır. İptal talebi tamamen kabul edilirse, emanet tutarı talep sahibine iade edilir. Talep tamamen reddedilirse, emanet tutarı marka sahibine ödenir. Kısmi kabul hâlinde ise taraflara ödeme yapılmaz ve emanet tutarı Kurum gelirine kaydedilir.
İptal Talebi Geri Çekilebilir Mi?
Yönetmelik’in 33. maddesi uyarınca yayıma ve karara itirazlarda olduğu gibi iptal talepleri de, TÜRKPATENT tarafından iptal talebi hakkında karar verilene dek geri çekilebilmektedir. İptal talebinin marka vekili aracılığıyla geri çekilebilmesi için vekaletnamede gerçi çekme yetkisinin açıkça yer alması gerekmektedir. Ayrıca iptal talebinin gerçi çekilmesi halinde marka iptali talebinde bulunurken yatırılan emanet tutarı talep sahibine iade edilmektedir.
İptal Kararının Etkisi
İptal kararları kural olarak ileriye etkili sonuç doğurur. Yani iptal, kararın Türk Patent’e sunulduğu tarihten itibaren hüküm ifade eder. Bununla birlikte, iptal sebebinin daha önce doğmuş olması ve bu hususun açıkça talep edilmesi hâlinde, iptal kararının önceki bir tarihten itibaren etkili olması mümkündür. Yeni Yönetmelik, bu talep için ayrıca meşru menfaatin ispatını zorunlu kılmamaktadır.
İnceleme, Karar ve Kısmi İptal
İdari iptal talepleri, dosya üzerinden incelenir. Duruşma yapılmaz ve bilirkişi incelemesi yoluna gidilmez. Türk Patent, talebi tamamen kabul edebilir, tamamen reddedebilir veya yalnızca belirli mal ya da hizmetler bakımından kısmi iptal kararı verebilir. Ancak marka örneğini değiştirecek şekilde bir iptal kararı verilmesi mümkün değildir.
İptal Kararına İtiraz ve Yargı Denetimi
Markalar Dairesi Başkanlığı’nın iptal talebine ilişkin kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren iki ay içinde Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu nezdinde itiraz edilebilir. Kurul’un kararı, Türk Patent bakımından nihai karardır ve Resmî Marka Sicili’ne kaydedilerek yayımlanır.
Kurul kararına karşı dava açılması mümkündür. Bu dava, yalnızca nihai kararın tebliğinden itibaren iki ay içinde ve Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde açılabilir. Dava açılması, iptal kararının sicile kaydını ve uygulanmasını durdurmaz.
Genel Değerlendirme
Markaların idari iptali sistemi, marka hukukunda hız ve etkinlik açısından önemli bir adımı temsil etmektedir. Mahkeme sürecini beklemeden sicilin temizlenebilmesi, uygulamada ciddi avantajlar sağlamaktadır. Buna karşılık, özellikle 2026 yılı itibarıyla öngörülen yüksek başvuru maliyetleri, bu mekanizmanın kullanımını sınırlayabilecek bir unsur olarak öne çıkmaktadır.
Sistemin beklenen faydayı sağlayabilmesi, Türk Patent’in karar süreleri ve uygulama tutarlılığı ile doğrudan bağlantılıdır. Önümüzdeki dönemde Kurum uygulamaları ve Kurul kararları, idari iptal sisteminin sınırlarını ve etkinliğini daha net biçimde ortaya koyacaktır.
Son Yazılar
Arsa Payının Düzeltilmesi Davalarında Yıkım Sonrası Hukuki Yarar
Anayasa Mahkemesi’nden Kanuni Faize İlişkin İptal Kararı